İsim Değiştirme Davası
- İrem Nalbant
- 31 Ağu 2025
- 2 dakikada okunur
4721 Sayılı Medeni Kanunun 27. Maddesinde "Adın değiştirilmesi, ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir. Adın değiştirildiği nüfus siciline kayıt ve ilân olunur. Ad değişmekle kişisel durum değişmez." şeklinde hükmedilmiştir. Bu madde kapsamında kişiler, doğumda kendisine verilmiş yahut önceden değiştirdikleri ancak yeniden değiştirmek istedikleri isimleri hakkında mahkemelere müracaat edebileceklerdir.
İsim değişikliği nitelemesinden yalnızca kimlikteki mevcut isim hanesinde yazılı adın değişmesi anlaşılmamalıdır. İki/üç ismi olan bir kişinin bu isimlerinden bir ya da birkaçını sildirmek istemesi de isim değişikliği sayılmaktadır.
Kanun maddesinde geçen "haklı sebeplere dayanılması gerektiği" şartı yoruma açık bir husustur. Zira kanun koyucu nelerin haklı sebep olduğunu kendisi açıklamamış, bu konudaki takdiri mahkemeye bırakmıştır. Burada şunu belirtmek gerekir ki, hakim takdir yetkisini hakkaniyetin gerektirdiği sınırlar içerisinde ancak serbestçe kullanır. Yani aynı ismini aynı bir diğer isimle değiştirmek için başvuran iki kişiden birinin davası kabul edilirken diğeri reddedilebilir. Elbette itiraz edilebilecek hususlara ilişkin durumlar saklıdır. Ancak hakimin takdir yetkisinin neticeyi etkileyebilecek bir etken olduğunun açıklanabilmesi açısından bu yerinde bir örnektir.
İsim değişikliği için haklı bir nedenin olup olmadığı hususunun hakimin takdirine göre tespit edilecek olmasının oluşturabileceği dezavantajlardan korunmak için başvurunun bir avukat aracılığı ile yapılması önem arz etmektedir. Zira geçmişte kişinin durumuna benzer şekilde yapılmış ve olumlu sonuçlanmış başvuruların mahkemeye sunulması, dilekçenin örnek yargı kararları temelinde hazırlanması, kişiyi isim değiştirmeye sevkeden olayın iyice izah edilmesi ve ispata ilişkin delillerin neler olması gerektiğinin doğru saptanması çok önemlidir.
Örnek olarak kişinin benimsemediği bir dini inancı temsil eden bir isme sahip olması, halk arasında alay edilen bir isminin olması, aile ve arkadaş çevresinde kimliktekinden farklı bir isimle bilinmesi, kişinin isminin sosyal statüsü yahut mesleği açısından itibarını zedelemesi, ismin okulda/işte zorbalık görmesine sebep olması, kişinin trans yapıda olup kendisini başka bir isimle ifade etmesi gibi hususlar, somut olayın özelliğine göre, haklı neden sayılabilir.




Yorumlar